SİPARİŞ TAKİBİ

Tarihten Bugüne Altın

Tarihten Bugüne Altın

Eski çağlardan beri kralların ve önemli şahsiyetlerin toplumdaki konumunun, zenginliğinin ve gücünün evrensel ölçüsü olmuştur altın. 
 
Bulunan ilk altın takılar milattan önce 6000 yılına dayanmakla birlikte, bu madeni ilk kez temel para birimi olarak piyasaya sürenler milattan önce 1500 yıllarında Eski Mısırlılar olmuştur. Konkistadorlar’ı ve diğer Avrupalı ulusları yeni kıtaya çeken bu değerli metal, kimi zaman bir kralın başını süsleyen taç, kimi zaman bir hanımefendinin boynundaki gerdanlık, kimi zaman da Ayşe Gelin’in kolundaki burma bilezik olarak insanlığın karşısına çıkmıştır. İlk çağlarda insanların altına ilgi duymasının muhtemelen yegâne nedeni onun parlaklığı, estetiği ve kolay işlenebilir oluşu idi. 
 
Nitekim altının kimyasal sembolü olan “AU” kökenini, anlamı “parlak şafak” olan Latince “Aurum” kelimesinden alır. Oysa bilim geliştikçe, altının gerçek değeri su yüzüne çıktı. Bir pirinç tanesi büyüklüğünde olan bir gram altın dövülerek neredeyse bir metrekarelik bir levhaya dönüştürülebilirken, aynı miktarda metalden en uzun tel üretilebilen maden yine altındır. Altın, ısıyı ve elektriği ileten bir metaldir ve diğer tüm iletkenlerden daha dayanıklıdır. Paslanma ve aşınmaya karşı olan direnci onu neredeyse tahrip edilmez kılar. Bu özellikleri ile altın günümüz endüstrisinde de önemli bir yere sahiptir.
 
 Bunun yanında modern ekonomiler, piyasa rizikolarını dengelemek üzere altın stoklarlar. Merkez bankalarının kasalarında ne kadar çok külçe altın bulunursa, o ekonomi o kadar güçlü addedilir. Kısa dönem önceye kadar elimizde tuttuğumuz banknotların sanal değerini somutlaştıran, işte bu stoklar idi. Dolayısı ile her banknot, merkez bankasında bulunan toplam altın stokunun bir hisse senedi mahiyeti taşımaktaydı. Her ne kadar devletler, altın odaklı bu ekonomik modeli terk etmiş olsalar da, ekonomik ve siyasal buhranlar karşısında altına talebin artışına ve altın gram fiyatındaki yükselişe engel olamamaktadırlar. Dolayısı ile altın, insanların psikolojisinde halen en güvenilir yatırım aracı olma özelliğini korumaktadır. Bu bakımdan altın hem ekonomileri stabilize eden bir değer, hem de yaklaşan bir buhranın indikatörüdür.
 
 Her ne kadar altın fiyatı kısa vadede volatil bir tablo çizse de, uzun ve orta vadede sürekli yükselen bir değer olarak göze batar. Özellikle son dönemde art arda yaşanan global ekonomik krizler, insanların kendilerini piyasa rizikolarından korumak üzere artan şekilde altına yönelmesine, dolayısı ile artan talep ile birlikte birim fiyatlarda patlama yaşanmasına yol açmıştır. Zaman zaman 1 kilogram külçe altın fiyatlarının 40.000 Euro seviyesini aştığına şahit olunmuştur. Ülkemizde altın piyasasının kalbi İstanbul’da Kapalı Çarşı’da atar. Serbest piyasa altın gram fiyatı, 22 ayar bilezik fiyatları ve Cumhuriyet Altın birim fiyatı, piyasadaki arz ve talep dengesine ve dünya piyasalarındaki hareketlere bağlı olarak burada belirlenir.  Şüphesiz külçe altın ve 22 ayar bilezik yanında, Türk piyasasında en popüler yatırım araçlarından birisi de tasarruf altınlarıdır. Tam, yarım ve çeyrek altın ile halk arasında “Ata Altın” olarak da anılan tam Cumhuriyet, yarım Cumhuriyet ve çeyrek Cumhuriyet altını şeklinde devletin darphanelerinde basılan bu altın sikkeler aynı zamanda sünnetlerimizin, nişanlarımızın, düğünlerimizin ve doğumlarımızın ayrılmaz bir parçası, erkekliğe yeni adım atan oğlan çocuklar, evlenmeye hazırlanan ya da dünya evine girip yeni bir yuva kuran çiftler ve dünyaya yeni gelmiş bebeklerin aileleri ile sosyal dayanışmanın aracı haline gelmişlerdir. Diğer yandan düğün ritüellerinde burma bilezik gibi ziynet eşyaları ve yüzgörümlüğü gibi formlarda yer bulan altın, Anadolu Türk Kültürü’nün köklü bir parçasıdır.